Spor

[SPOR][bsummary]

Teknoloji

[teknoloji][bigposts]

Eğlence

[EĞLENCE][twocolumns]

Person Of Interest Dizisi Nedir?






Person of Interest ile alakalı bir şeyler karalama düşüncesi, diziye başladığım ilk bölümden bu yana aklımdaydı aslına bakarsanız. Bir dizi üzerine tavsiye, güzelleme ya da inceleme niyetine bir şeyler yazacaksam bu PoI’mi olmalı kararsızlığı beni biraz ikileme düşürmüştü.





Ancak dizi ilerledikçe, ya da ben güncel bölümlerine yetişince kafamda kesin olan bir şey belirdi; izlediğim en iyi müzik yönetmenliği bu dizideydi. İzlediğim en akıcı kurgu ve kendinden bekleneni her defasında aşan yapım buydu. Dizi bir Batman alegorisi şeklinde devam ederken, Matrix vari bir kurguya dönüşünce ‘’Bunu kesinlikle yazıya dökmeliyim!’’ dedim.





Ve bu yazı televizyon dizilerinde kaliteli yapım görünce dibi düşen bir yazarın ağzından, hayranlıkla bezenmiş bir yazıdan fazlası değil. O yüzden beklentini sınırlı tutup yazı sonrası hemen, birazdan bahsedeceğim bu güzelliğe başlamaktan başka bir şey aklında olmasın.





Person Of Interest Olaylar




Person of Interest Nedir?




Çok zeki, bilgisayar kurdu bir hacker- mühendis olan Finch(Michael Emerson), kendi yaptığı suçu önceden görebilen bir yapay zeka ile yanına aldığı eski bir asker ve cia ajanı John Reese(Jim Cavizezel) ile beraber henüz işlenmemiş suçları önlemeye çalışıyor.





Lost’tan tanıdığımız Michael Emerson ismi dizinin ilk sevabı. Kendisi yine gizemli bir rolde ve bölümler gittikçe bu gizem daha da fazla artarken, oyunculuğuna yine Lost’ta olduğu gibi şapka çıkartıyoruz. Jim Caviezel ise John Reese rolü için adeta biçilmiş kaftan. Rol kendisine o denli yakışıyor ki ‘’bu adamdan çok kral James Bond olur!’’ ya da ‘’bir sonraki Batman bu abi olmalı!’’ düşünceleri beyninizin içerisinde bağırmaya başlıyor her bölümle beraber.





Baya baya zengin bir hacker’ın yanına aldığı terminatör misali müthiş yetenekli bir eski asker ile her bölüm bahsettiğim yapay zekanın yaklaşık 48 saat önceden daha suça bulaşmamış insanları kurtarmasını konu alan Person of Interest, içerisinde bulundurduğu ana konu ile beraber paralel 2-3 hikaye kurgusuyla ilerliyor. Tabii her bölüm farklı birinin yardımına koşuyorlar.





Her bölüm ayrı ayrı hikayelerin, kendi içerisinde muazzamlığı ile beraber zaten kendine bağlayan Person of Interest bir de yan hikayelerin yavaş yavaş ısınmasıyla kusursuz bir senaryoya sahip çok iyi bir bilim kurgu. Dizinin yaratıcısı ve ana senaristi Memento, Prestige, The Dark Knight gibi epik filmlerin senaristi Chris Nolan’ın kardeşi Jonathan Nolan. Açıkçası bir Nolan hayranı olarak J.Nolan ismini görünce başladım bu diziye. Gerisi de geldi.





Muazzam karakterler




Batman alegorisi dedim. Batman’deki Alfred’in zengin ve hacker olduğunu düşünün. Üzerine de Batman’in de takım elbiseli halini ekleyin. Elimizde Finch ve John var. Bunların yanında hikayenin gittikçe güzelleşmesiyle beraber yan karakterlerin de ayakları yere daha sağlam basmaya başlıyor.





Ahlaklı, kendi doğrularından şaşmayan adeta adelet simgesi Dedektif Carter ve bir zamanların kirli polisi Dedektif Fusco’nun da(ki kendisi epey silik bir karakter olarak başlarken ilerleyen sezonlarda favoriniz haline dahi gelebiliyor) eklenmesiyle beraber dizi tam olarak kıvamını buluyor ve tadından yenmez hale geliyor.





Person Of Interest İnceleme




Televizyonun gördüğü en iyi müzik editörlüğü




Ancak bu yazıyı asıl yazma sebebim ne müthiş senaryosu, ne karakterleri ne de Jonathan Nolan ismi. Şu ana dek gördüğüm en müthiş Soundtrack listelerinden bir tanesine sahip Poi. Ve o müzikler o kadar güzel sahnelerde, o kadar uyumlu bir şekilde kullanılıyor ki dibiniz düşüyor.





Massive Attack’tan tutun, The xx’e, Moby’e, Unkle’a, Pink Floyd’a hatta Johny Cash’e kadar gidiyor. Eski sevgilisine ‘’beni bekleme, git. Ölümün kıyısında hepimiz yalnızızdır, seni kurtaracak kimse yoktur.’’ Diyen eski asker ve arka fonda çalan Massive Attack- Live with me. Bahsettiğim tam olarak bu.





Küçük günahlar




Person of Interest’in de elbette muazzam sevaplarının yanında işlediği ufak tefek günahları da mevcut. Bunlar, izlerken pek yormayan ufak detaylar olsa da dizinin artan potansiyeliyle beraber biraz göze batabiliyor. Karakterler arasındaki ufak tefek romantik dokundurmalar diziyi izleyen bazı fanların çok hoşuna gitmiş olsa da genel resimde Person of Interest’e pek yakışmıyor maalesef. Dizinin sahip olduğu o güzel satirik yapıya aykırı ve ekseriyetle o sahneleri geçmek isteyebiliyorsunuz.





Kaliteli bilim kurgu




İlk sezonu alıştırma, ikinci sezonu biraz geçiştirme, üçüncü sezonuyla adeta göklere ulaşan PoI, 4. sezonuyla oluşan bütün beklentilerinizi dev karşılıyor. Dizi biraz kanal politikası, biraz da rating kaygısından dolayı 5. sezonuyla final vererek maalesef aramızdan ayrıldı. Buruk bir finalden öte, televizyonda bu denli kaliteli ve doğru notalara vuran post modern bir bilim kurguya elveda demek epey trajik bir durum.





Beni Unkle gibi müthiş bir grupla tanıştıran Person of Interest’i, en çok o en can alıcı sahnelerde çalan efsanevi parçalarıyla sevecekseniz. Dizinin kutsal sevapları kadar işlediği birkaç ufak günahına yukarıda biraz değinmeye çalıştım ancak bunları affetmek için fazlasıyla sebep veriyor dizi. Televizyon tarihinin en iyi bölümlerinden If-Then-Else ile, Terminatör vari hikayesiyle ve yarattığı yapay zekaya ahlak olgusunu satranç oynayarak öğreten Finch karakteri ile Person of Interest, bu dizi çöplüğünde kesinlikle şans vermeniz gereken bir yapım.





Person Of Interest




HASAN ÇELİK


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme